Giriş
(2)

video düzenleme

same
elimde bir video var arkadaşlar şimdi ben bu videoyu dizilerdeki veya filmlerdeki fragmanlar gibi yapmak istiyorum...Yani arka fonda müzik olucak videoyu baya bir düzenlicem anlayacağınız hangi programı önerirsiniz?
elimde bir video var arkadaşlar şimdi ben bu videoyu dizilerdeki veya filmlerdeki fragmanlar gibi yapmak istiyorum...Yani arka fonda müzik olucak videoyu baya bir düzenlicem anlayacağınız hangi programı önerirsiniz?
0
same
(16.04.10)
konuyla ilgili 82000 tane program var ve hatta bu iş için sistemler mevcut. sadece editing yapacaksanız, başta adobe premiere olmak üzere, sony vegas, pinnacle studio gibi yazılımları kullanabilirsiniz, maclerde final cut var. keza içinde video capture ve real-time donanımları olan avid, combustion gibi sistemler de var. canopus kartlarla gelen edius diye bir yazılım da var, o da idare eder.

daha basit ve ücretsiz bişiler olsun diyorsanız:
www.desktop-video-guide.com
avid free dv dışında hiçbirini kullanmadım ama bunların.

eğer compositing yapmak istiyorsanız, yani işte videoya göktaşı düşsün filan istiyorsanız, after effects ve combustion en şıklarıdır.
0
el fikir
(16.04.10)
el fikir in de söylediği gibi birçok yazılım - sistem var bunu için ve filmlerde basit görülen şeyler için bile aslında büyük bilgi gerekiyor. yapacağın işle orantılı olarak bi yazılım seçmen gerekiyor. ama benim tavsiyem sony vegas olacaktır. onu kullanamdığım için çok iyiy bi açıklama yapamam ama bende böyle bi proje yapmayı düşündüğüm için bu konu hakkında araştırma yapmıştım ve benim işime yarayacak olanın sony vegas olduğuna karar vermiştim. youtube da sony vegas ile yapılmış olan videoları görebilirsin.

bir zamanlar şöyle video izlşemiştim "Yorlicious - Wonder Girls " anime görüntüleri ile sony vegas kullanılarak compose edilmiş.
0
dahinnotha
(16.04.10)
(3)

cd, dvd, virtual drive ve usb disk sorunu

el fikir
merhaba,bilgisayarımda cd, dvd ve virtual drive (alcohol 120%) ile herhangi bir disk okunamıyor ve buna ek olarak usb sticklerin ve disklerin içeriğini de göremiyorum. tarif ettiğim disklerin tümünün varlığını algılıyor ama hepsi format edilmemiş gibi davranıyor.bunun sebebi ne olabilir ve nasıl çöz
merhaba,

bilgisayarımda cd, dvd ve virtual drive (alcohol 120%) ile herhangi bir disk okunamıyor ve buna ek olarak usb sticklerin ve disklerin içeriğini de göremiyorum. tarif ettiğim disklerin tümünün varlığını algılıyor ama hepsi format edilmemiş gibi davranıyor.

bunun sebebi ne olabilir ve nasıl çözülebilir. aslen, sisteme format atmadan çözmenin bir yolu var mıdır bu sorunu?

türkçe ve ingilizce kaynaklarda ciddi şekilde araştırdım ama bu kapsamda bir sorunun tanımlanmış olduğunu bile görmedim. combofix'e kadar uzanan bir "virüs mü acaba" çalışması da yaptım konuyla ilgili.
0
el fikir
(16.04.10)
Madem combofix'i denedin o zaman büyük ihtimal virüs değil.Vakti zamanında alcohol 120 ile epey sorun yaşamıştım o programı kaldırmayı hiç denedin mi?
0
layer26
(16.04.10)
Alcohol'u kaldırdım ve fakat herhangi bir değişiklik yok :(
0
🌸el fikir
(16.04.10)
Windows'u onarmayı denermisin.
0
layer26
(16.04.10)
(2)

star trek: the next generation

maglor
arkadaşlar ben bu seriyi izleyeli çok uzun zaman oldu, şimdi neredeyse hiç bişey hatılamıyorum. sorum şudur ki, dizilerden önce serinin filmlerini izlersem ne derece spoiler olur, dizilerin boku çıkar mı?
arkadaşlar ben bu seriyi izleyeli çok uzun zaman oldu, şimdi neredeyse hiç bişey hatılamıyorum. sorum şudur ki, dizilerden önce serinin filmlerini izlersem ne derece spoiler olur, dizilerin boku çıkar mı?
0
maglor
(01.09.09)
önerim şudur:

önce sabredip star trek tos'u izleyin.
sonra filmlerin ilk 6 tanesini izleyin, izlettirin.
sonra star trek the next generation'a başlayın.
arkasından da filmlerin 6-9 arasındakileri bitirin.
bu arada deep space 9, voyager gibi dizileri de ham yapın.
en son nemesis ile star trek klasiklerinin son perdesini kapatın.

sonra star trek enterprise'ı ve
yeni star trek filmini de izleyebilirsiniz.

2-3 sene sonra bitirince, böyle sağda solda artizlik yapabilirsiniz.
0
el fikir
(01.09.09)
sttng'i izlemeden önce generations, first contact, nemesis gibi filmleri izlemeni kesinlikle tavsiye etmiyorum. özellikle first contact'ı izlersen 3. - 7. sezonlar arasındaki birçok bölümün (özellikle borg'larla ilgili) sonunu öğrenmiş olacaksın. yine generations ve first contact'ta öne çıkarılan data'nın duygu çipi olayı var. onun da kökenini öğrenmen için önce datalore gibi bölümleri izlemen lazım. bir de (bana göre) tüm star trek evreninin esas oğlanı olan q'nun hiçbir filmde yer almaması zaten diziden önce filmleri izlemeni anlamsız kılıyor.
0
spacetimereality
(03.09.09)
(5)

Gitarı olan adamın yeni gitar alma sorunsalı

there is nothing left for me
Arkadaşlar benim bir adet Jackson DKMG gitarım var, zamanında yaklaşık 1500 ytl para bayılıp aldım. Gayet güzel, gayet cici, gayet haşin.Fakat gel gelelim floyd rose'u ile aram değil. Şöyle ki iki grupta gitar çalıyorum amatör olarak. Grubun tekinde 80'ler tadında rock coverlarken, tekinde metalcore
Arkadaşlar benim bir adet Jackson DKMG gitarım var, zamanında yaklaşık 1500 ytl para bayılıp aldım. Gayet güzel, gayet cici, gayet haşin.

Fakat gel gelelim floyd rose'u ile aram değil. Şöyle ki iki grupta gitar çalıyorum amatör olarak. Grubun tekinde 80'ler tadında rock coverlarken, tekinde metalcore ve hatta melodic death yapıyoruz. Sorun da burda başlıyor. Melodic death olan grupta müziğin doğası gereği dropped c şeklinde akoru ayarlıyorken diğerinde bildiğimiz standart e'yi kullanıyoruz. Dropped c'de tellerin lömbürdememesi için yapılacak en iyi şey tahmin edeceğiniz üzere 11 ve üstü numarada tel kullanmak. Fakat bu gibi telleri e'ye geri çekmeye kalktığınızda floyd rose'un o köprüsü öyle bir şahlanıyor ki normale getirmek için sadece gitarı açıp yay sistemini germe seçeneği var elimde. E tabi haliyle tekrar telde 9 numaraya dönmek gerekiyor e akoruna dönünce. Fakat bu tel değiştir, akor ayarla (ki zaten floyd rose'da biraz işkence oluyo başlı başına) olaylarından tutup gitarı duvara fırlatıcak konuma geldim.

Evet yeni bir gitar almak istiyorum. Rammstein, Killswitch Engage gibi dropped c kullanan grupları çalmak için floyd rose'u olmayan, iyi sustain'li, güzel manyetikli bir gitar düşünüyorken aklıma Cort EVL-Z6 geldi. EMG 60/81 manyetiği var, 22 perde, floyd rose yok, hoş gövdesi, klavyesi iyi vs. vs. Sorularım:

1) Demem odur ki elimdeki gitara bakarak şu anda Türkiye'deki sitelerde 950 ytl'ye satılan bu gitarı almam akıl karı olur mu? Parama mı yazık olur?
2) 900 ytl maksimum bütçem, bu müzik için hayvan tonlu, güzel klavyeli, saplı hangi gitar vardır?
3) İzmir'deki şerrrefsiz dükkanların daha düşük fiyatına nerden gitar bulabilirim? (internetten yurt dışından gitar sipariş etmicem)
0
there is nothing left for me
(02.12.07)
konunun detaylarına tam olarak hakim olmamakla birlikte, eğer yanlış anlamadıysam, bir sg model epiphone durumu kurtarabilir gibi geldi bana. şunu bir inceleyebilirsiniz:

www.dobez.com
0
el fikir
(02.12.07)
selam,
İlk olarak şunu söyleyeyim: ikide bir tel ve akord değiştirmen gitarına kalıcı zararlar verebilir. Bence de bir an önce yeni bir gitar alman iyi olur. Güzelim jackson'a yazık!
Alacağın gitar drop tuning kaldırabilecek bir gitar olmalı. Almayı düşündüğün Cort (bi gitar için ne berbat bir isimdir bu ya!!) gitarın sap uzunluğu bu iş için pek yeterli değil. Çünkü gitarın sapı kısaldıkça, drop tuning'de iken çalınabilitesi de o kadar düşüyor; teller çok gevşiyor çünkü.
Drop tuning bu aralar pek popüler olduğu için, gitar firmaları da bunu göz önünde bulundurup daha uzun saplı elektro gitarlar üretmeye başladılar. Bunlara da "baritone guitars" diyorlar. Örnek vereyim:
www.musiciansfriend.com

burada da çeşitli bariton gitar örnekleri var:
www.nextag.com

Bunları sana fikir olsun diye verdim. İnternetten ya da yurtdışından almayacağın için zaten çoğunu bulamayacaksın demektir. ama en azından alacağın gitarın sapının mümkün olduğu kadar uzun olmasına dikkat edebilirsin.

Ayrıca, elindeki para az para değil. Bu parayı cort için harcamak bence yazık olabilir. Cort gitarlar çok kötü gitarlar olmayabilirler, ama o firmanın ikinci sınıf gitarlar ürettiği de bir gerçek.

Bence izmir'den gitar alacaksan çok dikkatli ol. Hele hele trigon denen o mağazanın önünden bile geçme. :) Eğer yapabiliyorsan istanbul'a git, tünel'de güzelce bir dolaş. Çok daha ucuza gitar bulamasan da, çok daha fazla seçeneğin olur. Tünele varmadan önce, ESP bayisi olan bir dükkan var, adı galiba "pera müzik." Orayı da es geçme (eğer gidersen tabi).

Son olarak da, bu sorunu müziktek forumuna yazmanı tavsiye ederim. ciddi ve son derece öğretici bir forumdur.
www.muziktek.net

Son çare notu: eğer istanbul'a gidemiyorsan, İzmir'de yaşayan, zırt pırt istanbul'a giden ve gitarlara karşı ilgisi olan birisinden (benden mesela :)) yardım isteyebilirsin.
0
24th fret
(02.12.07)
ESP-LTD EC serisiişini görür gibime geliyo. istanbulda pera müzikte satılıyo bunlar. canavar gibi gitardır. o bütçeye rahat rahat alınır..
0
la grande
(02.12.07)
illa cort alacam diyosan istanbulda senkop'a git.
0
alembic
(02.12.07)
yıllar yılı cort'u aşağılamış biri olarak iki yıldır cort x-th kullanıyorum. x-th floyd rose'lu bir model, ve hiç abartmıyorum, hep hayalim olan orijinal esp'ye para vermediğim için çok memnunum. çünkü hayvan tonları var, klavyesi oldukça rahat vs.

x-th'ta emg 81-85 manyetikler var. çok sert yani.

gelelim evl serisine. evl serisi de kalite ve sınıf açısından x-th'ın muadili. floyd rose hadisesini hiç sevmediğim için şu an "keşke floyd rose'suz evl serisi bir şey alsaydım" diyorum mesela. verdiğin parayı sonuna kadar hak edecektir.
0
actionary
(02.12.07)
(4)

windows image/fax viewer

el fikir
benim biraz acil olarak çözülmesi gereken bir problemim var. internet olmayan bir sözlük yazarımız yaşamakta aslında bu problemi ve ben sorunu görmeden çözme özürlü olduğum için yanıt veremedim.şu ki; bilgisayarında windows viewer gösterdiği resimleri döndürme özelliğini yitirmiş.a) bu neden olabilm
benim biraz acil olarak çözülmesi gereken bir problemim var. internet olmayan bir sözlük yazarımız yaşamakta aslında bu problemi ve ben sorunu görmeden çözme özürlü olduğum için yanıt veremedim.

şu ki; bilgisayarında windows viewer gösterdiği resimleri döndürme özelliğini yitirmiş.
a) bu neden olabilmekte?
b) bu nasıl çözülebilmekte?

acil ve önemli bir husus, yardımınız olursa bir genç insan çok mutlu olacak.
0
el fikir
(26.09.07)
Bildiğim kadarıyla o viewer dosyayı çevirdikten sonra kaydediyor. Read only bir dosyaya, ya da CD, DVD falan üzerindeki bir dosyaya bunu yapmayı çalışıyorsa yapamamış olabilir.
0
386 dx
(26.09.07)
read only değilmiş dosya ve hdd'de. hafif çıldırtıcı bir durum olmuş. 100'lerce resmi aynı anda çevirmek gibi bir problem olduğu için de acayip kastırıcı bir şey. tek bildiğim, böyle çevrilmeyen dosyaların hepsinin tarandığı yerin aynı olması. sanırım dosyanın kaydedilişi ya da formatı ile ilgili bir problem bu.
0
🌸el fikir
(26.09.07)
abi soruna çözüm değil ama 100'lerce dosyayı irfanview gibi bir programla çevirseniz. 2 dakka surer
0
sourlemonade
(26.09.07)
eger bilgisayarinda msoffice yuklu ise :
1) resimlerden herhangi birine sag klik
2) open with -> microsoft office picture manager
3) ctrl+t veya view'dan thumbnails
4) ctrl+a
5) picture sekmesinden rotate
bu kadar..
0
maj
(27.09.07)
(8)

dijital fotoğraf makinesi meselesi

tabudeviren
dijital fotoğraf makinesi alacağım da, hangi markaya yönelsem onun kötülendiğini (özellikle canon vs nikon) görüyorum. kararsız kaldım. bari buraya bir şeyler yazayım da tavsiyelerinizle hareket edeyim.1) fotoğraf makinesini çeşitli ışıklı efektler, renkler, süper pozlar, fotoğraf yarışmaları için k
dijital fotoğraf makinesi alacağım da, hangi markaya yönelsem onun kötülendiğini (özellikle canon vs nikon) görüyorum. kararsız kaldım. bari buraya bir şeyler yazayım da tavsiyelerinizle hareket edeyim.

1) fotoğraf makinesini çeşitli ışıklı efektler, renkler, süper pozlar, fotoğraf yarışmaları için kullanmayacağım. yani öyle aşmış fotoğraf amacım yok. iyi çeksin yeter.

2) çözünürlük 5'ten büyük olsun ama çok büyük olmasının (10-12) da bir anlamı yok. neticede o kadar çözünürlüğü kullanmayacağım.

3) ışığın yetersiz olduğu durumlarda iyi çeksin. bu benim için çok önemli. çünkü eski makinem -ki rezil bir makineydi- güneşin olmadığı hiçbir ortamda güzel çekmezdi. (orite, ah orite...)

4) flaşı 50-100 cmden daha uzağını da aydınlatabilsin bir zahmet. (yine orite...)

5) videosu iyi ve sesli kayıt yapsın. resime dijital zoom yapıldığında resmin iğrençleşmesi gibi rezil görüntü kalitesinde video çekmesin.. (samsung'un bir modeliyle yaşadım bunu)

6) pili çok hızlı bitmesin.

7) ucuz olsun ;)

evet, söz sizde...
0
tabudeviren
(01.09.07)
2. bence 5mp de gereksiz. maksimum 4 mp yeterli olacaktır. çünkü çok iyi algılayıcısı olmayan makinelerde yüksek çözünürlüklü fotoğraflar tam boyut izlendiği vakit anlaşılıyor ki göründüğü kadar da iyi çekemiyor makine.

3. ışığın yetersiz olduğu durumlarda iyi çekmesi makineye has bir özellik değil. bunu iki şekilde yapabilir,

a. diyafram açık ve enstantane yeteri kadar uzun
b. iso değerini yükselterek. iso değeri kısaca makinedeki algılayıcının ışığa duyarlılığı olarak tanımlanabilir. makine incelemesi yaparken iso değerinin en az 400 civarı olmasına dikkat edin. ama algılayıcı yarak gibiyse iso değeri isterse 1600 olsun, bol bol gren içeren fotoğraflar elde edersiniz o ayrı. yani fotoğraflarınız net çıkmaz..

4. en süper flaş bile maksimum 10 metreyi adam gibi aydınlatabilir, o yüzden flaş meselesine çok takılmamanızı öneririm. hele küçük dijital makinelerdeki flaşlardan ultramegahiper bir performans beklemeyin.

6. eğer kalem pille çalışan bir makine alırsanız (ki uzun ömürlü ve yedekli pil istiyorum diyorsanız böyle bir makine tercih edin) şarjlı pillerle işinizi halledebilirsiniz. ben varta kullanıyorum 2100'lük, gayet dayanıklı. bir de yanınıza yedek pil alırsınız olur biter.

7. eğer dandik bir marka tercih etmeyecekseniz çok ucuz bir alet beklemeyin ama ben vaktiyle (2004te) canon powershot a85'e 450 lira bayılmış bir insan olarak 3 yılı aşkın süredir çok memnun vaziyette aleti kullandığımı söylemek isterim. sonuçta fotoğrafçılık için özel bir merakınız yoksa ve kompakt bir dijital fotoğraf makinesi alacaksanız bunu uzunca bir süre hiçbir modifikasyona uğratmaksızın kullanacaksınız demektir. yani ne bileyim sonuçta d-slr bir makine almıyorsunuz ve zırt pırt objektifti filtreydi bilmemneydi gibi ek masraflarınız olmayacak. bu alete bir kere para vereceksiniz, ilerde başınızın ağrımasını istemiyorsanız bir kereliğine paraya kıyın derim.

sevgiler efendim.
0
vita vinum est
(01.09.07)
sanyo xacti e60
0
berhan
(01.09.07)
Bence Canon'da Nikon'da oldukça iyi markalar. Diğer markalara göre kötülenecek bir yanları yok. Ben dijital makineler çıktığından beri Canon kullanıyorum. Mesela Canon PowerShot A serisi son derece işinizi görür. Video kalitesinde 640x480 30 fps çekiyor. 5 MP civarında makineleri var, Canon ışıksız ortamlarda oldukça iyidir. lensinin F değerini kontrol ederek (ne kadar düşükse o kadar iyi) ışıksız ortamlarda ne yaptığına karar verebilirsiniz. Tüm makinelerde dijital zoomda resim iğrençleşecektir çözümü yok. Canon A serisine normal pil takabiliyorsunuz ve rechargeable kalem piller olduça uzun ömürlüler. Ucuz ve kaliteli diye bir şey yok ne yazık ki, yurt dışından gelen bir tanıdığınız getirebilir ama.
0
compumaster
(01.09.07)
artık isteseniz de 5 mp den düşük makine bulamazsınız zaten. eski makinenizin karanlık ortamda foto çekememesi dandik bir cmos sensor kullanması nedeniyleydi. bu sefer bilinen, düzgün bir marka alırsanız zaten makine ccd sensorlu olacak ve dolayısıyla karanlıkta çok kötü performans gibi bir durum söz konusu olmayacak... illa karanlıkta çalışacaksanız yeni aldığınız makinede en azından bir enstantane ayarı falan olsun o zaman...

marka olarak canon ya da nikon tercih edin. size bu markaları kim kötüledi bilmiyorum ama sanırım fotoğrafçılıktan bi bok anlamayan insanlarmış. öyle bir şey yok, saçmalamışlar...

ucuz olsun demişsiniz.Düzgün markaların fiyatları aşağı yukarı bellidir, çok da ucuza kaçarsanız yine orite tipi bir şey alırsınız.gerçi o kadar kötüsünü tekrar bulmanız zor ama belli de olmaz. ama mesela teknosa'da geçen gün 6 mp lik basit bir nikon gördüm 300 ytl mi neydi... öyle bir alternatif olabilir tabii... yine uygun fiyat arıyorsanız gittigidiyor'dan 0 ama garantisiz bir ürün olabilir...

pil olarak kalem pille çalışan makineleri tercih edebilirsiniz. ama kendi pili olanlar da öyle hemen bitmez zaten...
0
forrestgump
(01.09.07)
@forrestgump

1) zaten zikseler orite almam. bendekini de almamıştım zaten, hediye gelmişti.
2) marka olsun da ne olursa olsun demiyorum, mesela hp ve samsung da düşünmüyorum. beğenmedim.
3) nikon ve canon'un kötülenmesi: elbette bunlar iyi de, ikisinin birden kötülenmesi söz konusu değil. canon'u nikoncular, nikon'u canoncular kötülüyor. bunu demek istemiştim.
(bkz: canon ile nikon arasindaki farklar)
0
🌸tabudeviren
(01.09.07)
sizin aradığınız iş için en kullanışlı makinelerden biri de, digital slr da aramadığınız düşünülürse, 8.1 mp olan sony cybershot dsc-h9 kanımca. kullanmışlığım var bu makineyi ve sonuçları, karanlıktaki sonuçları da, ortalamanın biraz üstünde olan iyi bir alet. elbette canon ve nikon alternatifleri de gayet iyidir ama ben o markaların özellikle slr konusunda iyi oldukları inancındayım. compact makinelerde sony iyi bir alternatif ve fiyatı benzerlerine göre aşmış bir fiyat da değil.

şuradan inceleyebilirsiniz:
www.letsgodigital.org
www.dpreview.com
0
el fikir
(01.09.07)
melez bir makina kodak easyshare p850 -880
0
varsayalim ismail
(02.09.07)
senin kriterlerine en uygun makina samsung gibi duruyor..hakaten samsungun dicital fotoğraf makinaları kalitelidir hatta kimi samsung kameralardan bile çok daha iyi vidyo çeker..samsung un modellerine bak derim ben..
0
tahret muslugu
(03.09.07)
(4)

kamp, çadır.vs.

courtney
SEVGİLİ DOGA VE EGLENCE PITIRCIKLARI :)otel, tatil köyü tarzında tatillernden nefret eden biri olarak, haftasonluguna bile olsa sık sık çadırla bir yerlere kapa giden birisi olarak, bilgi ve tecrübe dağarcığınıza sığınarak soruyorum (oeh):nereler var çadırla konaklanabilen, yeşilli, denizli güzel ye
SEVGİLİ DOGA VE EGLENCE PITIRCIKLARI :)

otel, tatil köyü tarzında tatillernden nefret eden biri olarak, haftasonluguna bile olsa sık sık çadırla bir yerlere kapa giden birisi olarak, bilgi ve tecrübe dağarcığınıza sığınarak soruyorum (oeh):
nereler var çadırla konaklanabilen, yeşilli, denizli güzel yerler?
antalya'lara bodrum'lara gelmeden, daha yakın nereler var? bir çok yere gittim, ama şimdi yeni keşifler zamandır...buyrun..
0
courtney
(08.07.07)
www.kazdaglari.org


tavsiye ederim.
0
cagkan
(08.07.07)
kefken var mesela. bir çok kez kaldım orda çadırda ama uzun zaman oldu.
0
nihilanth
(08.07.07)
www.turizmofisi.com

burada biraz bilgi var. yakın ve hoş yerleri sıralamışlar. of of çok özledim ya kamp yapmayı.
0
el fikir
(09.07.07)
yalova cinarciga gidebilirsin.cinarciga geldikten sonra minubuse binip bir koye gidiyodun.ondan sonra tabanvay yahut otostop.orman isletme mudurlugunuin tesisleri var.tesisleri var dediysem boyle piknik alani gibin bisi.alamancilar cok haftasonu kalabalik falan.ama guzel bir selale var gezilecek guzel parkurlar falan var.bekciyi kafalayip takilabilirsin.biz bokunu cikarip fotograf cekme alani diye tabela koyduklari yere cadir kurmustuk.nihayetinde her yer orman biraz uzaklasip piknik alanindan kendin de kamp kurabilirsin.deniz de cinarcikta.bir gun cinarcikta denize girip aksami tenhalikta kamo kurup ertsi gun de ormanda trekking uyugun bir plan olabilir.cinarcik vapuruyla sippadanak gidersin.yalovadan da minibus var.
0
mcescher
(09.07.07)
(7)

bu resim neden etkiler?

turkish tekila
ekteki resim beni mutlu ediyor, inanilmaz huzur veriyor. bunun nedeni ne olabilir?
ekteki resim beni mutlu ediyor, inanilmaz huzur veriyor. bunun nedeni ne olabilir?
0
turkish tekila
(08.07.07)
Çünki adam gülümsüyor
0
ermanen
(08.07.07)
içten bir gülüş ve esnemek bulaşıcıdır.
0
cagkan
(08.07.07)
Yukarda bi şey görmüş ve 'hımm, sen olduğunu biliyordum' ya da 'Evet, evet, tam düşündüğüm gibi ', ' Heh he beni kekleyemedin' tadında bakmış. Haylaz, şirin bir bilge fotosu gibi. Çağkan'a katılıyorum, çok içten, o önemli galiba.
0
pyro clustic flow
(08.07.07)
arka planın renginden dolayı bence.
o renge adam olmadan bakın yine huzurlanırsınız. adamın gülümsemesi ve tenini renginin yarattığı uyum da ayrı bi hava katmış.
0
nesilsiz
(08.07.07)
evet. arkaplan rengi olan cyan bir faktör. arkaplan ile öndeki siyahbeyaz fotoğraf arasındaki geçişin yumuşaklığı ve elbette aslen fotoğrafın siyah beyaz olması da bir faktör. gerçi adamın sephia gibi bir rengi olsaydı bence daha da etkili olurdu. keza arkaplan da biraz daha yeşile çalsaydı... gerçi o taktirde bu netlik ve kentlilik de olmayabilirdi.

ayrıca elbette daha önce de söylendiği gibi konu nesnesi olan kişinin gülümsüyor olması ve gayet modern, batılı ama özdeşleşme olanağı olan bir afroamerikalı olması da bu huzur faktörünü besliyor. yani muhtemelen bu adam iyi bir adam ve bir dolu toplumsal soruna rağmen, homi bhabha'nın siyah-beyaz arasındaki ara alan (gap) dediği yerde bulunan ve fakat az da olsa mutlu olabilmiş ve fakat iğrençleşmemiş, misal uyuşturucu mafyasıyla da alakası yok.

daha bi dolu yazılır ama burası yeri mi emin değilim.
0
el fikir
(09.07.07)
$ahsen kil etti beni. etrafimda mutlu insan gormek rahatsiz ediyor bu aralar beni.
sizinki ki$isel bi olay sanirim.
0
gxix
(09.07.07)
cevaplar icin tesekkur ederim. bir seyler sekillendi.
0
🌸turkish tekila
(09.07.07)
(4)

torrentde 1000 dosyanın içinden 1 dosya indirmek

kofteburger
şimdi bu utorrent olsun, bitcomet olsun zxeruajldfkajlk olsun mümkün. mümkün de diyelim 100 dosyalım bi torrent var biz gitti 10 tanesini indir dedik hız düşer mi 100/100 'e kıyasla. hayır 3kb/s filan iniyorda (utorrent ve uploaddan değil cfos var)
şimdi bu utorrent olsun, bitcomet olsun zxeruajldfkajlk olsun mümkün. mümkün de diyelim 100 dosyalım bi torrent var biz gitti 10 tanesini indir dedik hız düşer mi 100/100 'e kıyasla. hayır 3kb/s filan iniyorda (utorrent ve uploaddan değil cfos var)
0
kofteburger
(18.04.07)
Eğer az seed var ise, yani coğunlukla peer'lerden geliyorsa parçalar düşebilir. Sizin indirdiğiniz dosyalar çoğunlukta tamam olmadığı için yüksek bir hız yakalayamıyorsunuz olabilirsiniz.
0
sheba and the albino girls
(18.04.07)
utorrent'te indirmek istediğin dosyanın priority'ni high yapabilirsin.
0
answer the questions
(19.04.07)
utorrent'de indirmek istediğin dosyayı normal, diğerlerini "don't download" yaptığında, ki bunun bir listesi indirme başlarken geliyor, istediğin şeyi yapmış oluyorsun. hız da bulduğu seed ve peer sayısı ve onların hızına bağlı olduğu için net birşey söylemek zor ama teknik olarak aslında bir farkı yok.
0
el fikir
(19.04.07)
utorrent da el fikir in dedigini yapmana gerek yok. zaten acarken seciyorsun hangilerini indireceğini.

yavas gelmesi ise her peer in o dosyaya sahip olmamasiyla aciklanabilir. ornegin torrentin 100 peer i varsa belki bunlarin 30 tanesi o dosyaya sahip.
0
chavezding
(19.04.07)
(2)

ismini hatırlayamadığım bir film var.

el fikir
80'lerden. televizyondan gelen, amerikan milli marşından sonra evi basan hayaletler... kızılderili mezarlığının üzerine kurulu, standart müstakil amerikan evi ve çekirdek iki çocuklu amerikan ailesi filan.hatırlayan en az iki yazarı mutlu edecek.
80'lerden. televizyondan gelen, amerikan milli marşından sonra evi basan hayaletler... kızılderili mezarlığının üzerine kurulu, standart müstakil amerikan evi ve çekirdek iki çocuklu amerikan ailesi filan.
hatırlayan en az iki yazarı mutlu edecek.
0
el fikir
(26.01.07)
poltergeist deil dimi?
0
agharta
(26.01.07)
evet poltergeist teşekkürler. gerçi ailenin üç çocuğu varmış.
0
🌸el fikir
(26.01.07)
(1)

şarkı soruyorum

thelepermessiah
r.e.m'in bir şarkısı takıldı aklıma şarkının bi yerinde birilerine nasihat verir gibi "hey you ......" felan diyor micheal stipe abimiz ? bu şarkının ismi nedir acaba çokda bilindik güzel bi şarkıdır ama işte bi türlü gelmedi aklıma bayadir bakıyorum bulamadim.(parça adı soruyorum kategorisine taşın
r.e.m'in bir şarkısı takıldı aklıma şarkının bi yerinde birilerine nasihat verir gibi "hey you ......" felan diyor micheal stipe abimiz ? bu şarkının ismi nedir acaba çokda bilindik güzel bi şarkıdır ama işte bi türlü gelmedi aklıma bayadir bakıyorum bulamadim.
(parça adı soruyorum kategorisine taşındı)
0
thelepermessiah
(25.01.07)
sanırım drive'dan bahsediyorsunuz. onda "hey kid..." var gerçi. ama sırf bende 190 tane rem şarkısı var. daha spesifik birşeyler lazım çözmediyse.
0
el fikir
(26.01.07)
(2)

merak ettiğim $eyler var. (amatör) sinemacılara sorum..

nihilanth
basit bi dijital kameram var. (samsung vp-d107i) çekmiş olduğum görüntüleri firewire denilen kart ve kablo ile(en baba aktarım o şekilde zannedersem) pc ye kaset kalitesinde aktarım yapıyorum.(mpeg 4 mü oluyo kaset kalitesi pc ye geçince?) (soru 2 burda geliyor, aktarımı moviemaker,primiere yahut so
basit bi dijital kameram var. (samsung vp-d107i) çekmiş olduğum görüntüleri firewire denilen kart ve kablo ile(en baba aktarım o şekilde zannedersem) pc ye kaset kalitesinde aktarım yapıyorum.(mpeg 4 mü oluyo kaset kalitesi pc ye geçince?) (soru 2 burda geliyor, aktarımı moviemaker,primiere yahut sony vegas ile yaptığımda kalite farkı oluşur mu? yoksa hepsi standart mı?) kasetten aldığım 10 dk lık görüntü yakla$ık 2 gb yer kaplıyor tabi. (soru 3: o formatı direk divx e en kolay yoldan hangi araçla çeviririm?) elde ettiğim görüntüleri hiç sıkıştırmamış olsam bile bazı basit cızırtılar oluşabiliyor. low olarak 90 dk lık kayıt yapabileceğim kaseti standart yani 60 dklık daha kaliteli kullanıyorum. aktarım yaparken preview de yapmıyorum. bu görüntü bozukluklarının tek sebebi kameramın dandikliği midir? yoksa ışık ve kamera ayarıyla ilgili bi sorun mu var? (white balance= auto da çekim yapıyorum her $ey standart ayarda)

görüntüyü attık diyelim, montajlayacağız, devasa boyutundayken montajlayıp öyle sıkıştırmak daha mantıklı değil mi? sizler nasıl yapıyosunuz?
kaset üzerinde 90dk ya da 60dk lık kayıt yapmak cok büyük kalite farkına yolacar mı? bazı önemsiz görüntüler için 90 lık kayıt yapayım diyorum da.

bir de kullandığımız bi kaseti silip üzerine kayıt yapsak eskisi gibi randıman alır mıyız? (alamayız tabi de üzücü kalite farkı oluşur mu onu demek istiyorum)

bi de şöyle bi şey var asla kameranın lcd ekranındaki kadar hoş görüntüyü pc de göremiyoruz. ya da kamerayı tv ye bağlayıp izlediğimiz görüntüye ulaşamıyorum pc ye atınca. neden böyle..

aslında merak ettiğim çok şey var da bu konuları konuşabileceğim, bana yardımcı olacak bu konulardaki her soruma ü$enmeden cevap verebilecek birilerini arıyorum desem daha iyi sanırım :)
0
nihilanth
(12.01.07)
dv kalitesi sıkıştırılmamış avi formatında bilgisayara aktarılır. bir mpeg codec'i yoktur o sırada. sonra onu kaydederken mpeg haline çevirebilirsiniz ve mpeg 4 dediğiniz zaten dvix'tir.

montajlama aşaması için de, onun öncesinde aktarırken de, premiere'i kullanın derim. moviemaker'ı denemedim ama ayarlamazsanız (default'unda) çok feci görüntü kaybı yaşarsınız.

premiere'de montajlamadan önce kesinlikle sıkıştırmayın çünkü sıkıştırılmış bir görüntü önceki ve sonraki görüntülerle ilişkisi üzerinden sıkıştırılır ve sıkıştırmak aslında bozmaktır. montaj sonrasında bir sıkıştırma yöntemi seçebilirsiniz (mpeg-vcd denebilir, mpeg2-dvd ya da mpeg4-divx). ayrıca sesi için de bir sıkıştırma yöntemi seçeceksiniz elbette. en mantıklısı dvd formatında aktarıp sonra divx codec programları ile sıkıştırmaktır sanırsam.

kasetlere digital kopya yaptığınız için öyle sandığınız kadar bozulmaz görüntü 4-5 kullanımda. cızırtıların nedeni farklı farklı olabilir. kamera, aktarım kablosu, pc performansı hep etkileyen nedenler olabilir.

bir de montajlarken tv-out'u olan bir ekran kartıyla bir tv yada analog monitor kullanırsanız alacağınız sonucu da aynı anda görebilirsiniz.

lcd ekrandaki görüntü sizi yanıltır, asıl görüntü tvdeki ile ekrandaki arası birşeydir ama o da monitöre göre değişebilir açıkcası.

white balance'ı auto kullanmayın. beyaz bir kağıda, ışığın genel ölçeğine yakın bir şekilde düştüğü bir yerde, zoom ve netlik yapıp her mekanda yeniden alın. çünkü neredeyse hiçbir zaman o ideal ölçü tutmuyor.

atladığım birşey kaldı mı bilmiyorum. elden geldiğince yardımcı olurum sorarsanız.
0
el fikir
(12.01.07)
bilgiler için teşekkürler.

görüntü bozukluğu sorunu premiere deki "deinterlace video footage" özelliğiyle kaydettikten sonra yok oluyormuş. sevindim.

www.100fps.com
0
🌸nihilanth
(13.01.07)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.